bilgi@e-dersmerkezi.com
Hoşgeldin Ziyaretçi

2. ÜNİTE: HÜCRE

Eğitim Almaya Hemen Başla! e-dersmerkezi ile öğrenmek çok daha kolay hemen başlamaya ne dersin?
Ders Not ve Açıklamaları Görüntülenme: 38



Bu ünitede canlıların en küçük organize birimi olan hücrenin nasıl keşfedildiğini, hücre teorisini, hücrelerin yapısındaki organelleri ve bunların görevleri ile çeşitli hücrelerin karşılaştırılmasını öğreneceğiz.

 Hücrenin Keşfi 

Hücre, oda anlamına gelir. Nasıl ki bir ev odalardan meydana geliyorsa bir canlı organizma da ister bitki ister hayvan olsun hücrelerden meydana gelir. Bir evin odaları farklı büyüklükte ve farklı özelliklerde olduğu gibi bir organizmanın yapısındaki hücreler de farklı büyüklükte ve özelliktedirler. Her evin oda sayısı aynı olmadığı gibi her canlı organizmanın hücre sayısı da aynı değildir. Örnek olarak, insan vücudunda ortalama 100 trilyon hücre vardır. Ancak bu sayı insana göre değişir.

Hücre, canlıların yapısındaki organize edilmiş en küçük birimdir. Çok hücreli canlılar yanında bakteriler gibi bir hücreli canlılar da vardır. Canlılar tek hücreli ve çok hücreli canlılar olmak üzere ikiye ayrılır. Hücreler çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük oldukları için ancak mikroskopun icadından sonra fark edilebilmişlerdir. Mikroskobun icadından önce de gözle görülemeyecek kadar küçük canlıların varlığından bahsedilmişti. Fatih Sultan Mehmet’in hocası Akşemsettin mikroskobun keşfinden iki asır önce hastalıklara gözle görülemeyen küçük canlıların sebep olduğunu ileri sürmüştür. Hastalarla aynı ortamda yaşayan sağlıklı insanların da aralarında temas olmadığı halde bir süre sonra aynı hastalığa yakalandıklarını gözlemlemiştir. Bunu merak ederek bazı deneyler yapmış ve “hastalık insandan insana bulaşmakla geçer. Bu bulaşma, gözle görülemeyecek kadar küçük canlılar aracılığıyla olur” demiştir. Bunu “Maddetü’l-Hayat” adlı kitabında, açıklamıştır. Ancak henüz o yıllarda mikroskop icad edilmemiş olduğundan bunları gözlemleme imkanı olmamıştı.

Aradan geçen süre içerisinde Avrupada özellikle gözlük kullanımına yönelik çalışmalar merceklerin gelişmesine yol açmıştır. Mikroskop 17. Yüzyılda gözlük yapmak amacıyla merceklerin geliştirilmesi sonucu icat edilmiştir. Gözlük camlarının geliştirilmesi çalışmaları aynı zamanda mikroskobun icadına da bir basamak teşkil etmiştir. İlk mikroskoplar bugün kilere göre oldukça basitti.

Esasında merceklerle ilgili ilk çalışmayı yapan 10. Yüzyılda Mısır’da yaşamış olan İbni Heysem’dir. Bu bilim insanı gözün nasıl gördüğünü merak ediyordu. Bu amaçla gözün yapısını incelediğinde gözün mercek yapısını fark etti ve merceklerde ışığın kırılmasıyla ilgili deneysel araştırmalar yaptı. Işık kırılımının ve görmenin ilkelerini ortaya koydu. Deney sonuçlarını birçok kitap yazarak kendinden sonraki araştırıcıların istifadesine sundu. Bu sebeple optik biliminin kurucusu olarak bilinmektedir. Onun çalışmaları 17. Yüzyılda merceklerin geliştirilerek gözlük yapımında, fotoğraf makinası ve mikroskobun icadında Avrupalı araştırmacılar için bir basamak ve ilham kaynağı olmuştur.

Bugünkilere göre oldukça basit düzeyde de olsa Leeuwenhoek (1632-1723) ve Robert Hooke (1635-1703) tarafından yapılmış olan mikroskoplardan elde edilen gözlemler biyolojide yeni bir sayfa açılmasına sebep olmuştur. Bu mikroskop bir ahşap üzerindeki bir deliğe yerleştirilmiş bir mercek ve ayar vidalarından ibarettir. Öndeki vidanın sivri ucuna bırakılan inceleme objesi deliğin arka tarafından bakılarak gözleniyordu. Ayar vidalarıyla oynanarak obje hareket ettiriliyor ve merceğin ortasına odaklanıyordu.

Aynı zamanlarda yaşamış olan bu iki araştırmacı birbirlerinin araştırmalarından etkilenmişlerdir. Her ikisi de farklı mikroskoplar geliştirerek incelemeler yapmışlardır. Leeuwenhoek bir akademisyen değildi. Hollanda’da giysi ve düğme satıcısı bir iş adamıydı. Boş zamanlarında mikroskop yapımıyla uğraşıyordu. Havuz suyunu mikroskop altında inceleyen ilk kişiydi. Havuz suyundan bir damla alıp mikroskobunda baktığında oradan oraya sürekli hareket hâlinde olan küçük canlıları görünce büyük bir heyecan duydu. Robert Hooke İngilterede onun gözlemlerini tekrarladığında aynı canlıları mikroskopta gördü. Gördüğü mikroskobik canlıların çizimlerini yaparak yayınladı. Yayınında bu canlıları kendisinden önce Leeuwenhoek’un gözlediğinden bahsetti.

Robert Hooke meşe ağacının kabuğundan elde edilen şişe mantarını kendi üretimi olan mikroskopta incelemiş ve içi boş odacıklardan meydana geldiğini görmüştür. Bunlar içi boş ölü hücreler olduklarından o sadece hücrelerin duvarlarını görmüş ve oda şeklinde köşeli oldukları için bunlara “hücre” adını vermiştir. Sonra bu ad benimsenmiş ve bütün hücreler için kullanılagelmiştir. Hooke “Micrographia” adlı eserinde gözlemlediği değişik canlı ve cansız varlıkların ve hücrelerin resimlerini çizmiştir.

Günümüz Mikroskopları ve Hücre Görüntüleme Teknikleri 

Hücreler 0,1 mm’den daha küçük oldukları için onları çıplak gözle görmek mümkün değildir. Hücreler ancak mikroskopta büyütülerek görülebilirler. Bu yüzden biyolojinin gelişmesinde mikroskobun icadının bir dönüm noktası olduğunu söyleyebiliriz. Mikroskoplar, şık mikroskobu ve elektron mikroskobu olmak üzere iki gruba ayrılır. Bunların da kendi içinde çeşitleri vardır.

Işık mikroskobu

İlk keşfedilen ve aynı zamanda laboratuvarlarda en çok kullanılan mikroskop çeşididir (Şekil 2.3). Bir ışık kaynağından gelen ışık, incelenecek canlı örnek içinden geçerek objektifin merceğine ulaşır. Işık burada kırılarak oküler vasıtasıyla göze ulaşır. İncelenecek örnek, objektif ile oküler merceklerinin büyütme güçlerinin çarpımı kadar büyütülmüş olur. Mesela, objektif 40 kat (40x) ve oküler 5 kat (5x) büyütme gücündeyse incelenen örnek 200 defa büyütülmüş demektir.

Işık mikroskobu mekanik ve optik kısımlardan meydana gelir.

Mekanik kısmın parçaları ve görevleri:

Taşıma kolu; mikroskobu taşımak için tutulacak kısımdır. Ancak güvenli taşıma şekli bir elle buradan diğer elle de alttan tutularak taşınmasıdır.

Döner başlık; okülerleri döndürerek rahat görme pozisyonunu sağlar.

Revolver; Üzerinde objektiflerin bulunduğu dönebilen kısımdır.

Tabla; üzerindeki kıskaçların arasına preparatın tutturulduğu kısımdır. Preparat ise uzun dikdörtgen şeklinde lam adı verilen bir cam ve kare şeklinde lamel adı verilen küçük bir camdan meydana gelir. Lam ile lamelin arasına incelenecek örnek konulur.

Preparat tutacağı; preparatın tabla üzerinde iki tarafından sabitlenmesini sağlayan kıskaç parçalarıdır.

Ayar vidaları; kaba ayar (makro vida) ve ince ayar (mikro vida) olmak üzere iki tanedir.  Makro vida tablanın aşağı yukarı hareket ettirerek incelenecek örneği objektife yaklaştırıp uzaklaştırır. Bu vidayla örneğin en küçük objektife düşen ilk görüntüsü elde edilir. Sonra bir büyük objektif çevrilerek mikro vidayla net görüntü elde edilmeye çalışılır.

Işık şiddeti ayar vidası; lambadan çıkan ışığın şiddetini ayarlamaya yarayan kısımdır.

 

Yayın Tarihi: 04.08.2020
Toplam Süre: 0 Dakika
Öğretmen:
Yorum Alanı Toplam yorum: 0
Üye olmadan veya üye girişi yapmadan yorum yapamazsınız!